Değer ve Kaynağa Değmek

Değer ve Kaynağa Değmek
17 Ocak 2016 tarihinde eklendi, 1.027 kez okundu.

Hayata ve insana dokunmayan hiç bir değer toplumun dünyasında nostaljik bir hatıradan başka bir şey değildir.

Bu yazımda uzun zamandır gündemde olan “Değerler Eğitimi” konusunda bir şeyler söylemek istiyordum. Ama bu konuya girmeden önce Giriş niteliğinde Değerlerin Kaynağı konusundan bahsetmek istiyorum.
Peki nedir Değer?
Bir çok tanımı var. Bir şeyin önemini belirlemeye çalışan soyut ölçü bir şeyin ederi, kıymeti ve üstün niteliklere sahip kimse olarak tanımlanabilir.
Kelime anlamı dışında özellikle üzerinde durmak istediğimiz anlam ise toplumum benimsediği, yaşayan her türlü duyuş, düşünüş, davranış ve kıyamet olacaktır.

Ne tür değerler vardır?

Ferdi/Bireysel Değerler: İnsanın kendisine ait değerlerdir. Ancak bu değerler doğuştan oluşmazlar. Kişinin ailesi, arkadaş grupları, iş ortamı, yaşadığı bölge ve ülkesi, milleti, sosyoekonomik Çevresi ve almış olduğu eğitim o kişinin değerlerini etkiler. Aynı şekilde O kişinin etki alanına göre toplumsal değerler de etkilenir. Bu durum birbirini etkileyen dinamik bir süreçtir.

Toplumsal Değerler: Olaylar Fikirler olgular  ve durumlar karşısında toplumu oluşturan bireylerin ortak algıları ve Fikir birliği diyebiliriz. Küçük Grup ve toplulukları da bu kapsamda değerlendirdiğimız için detaya girmeyeceğim.

Evrensel Değerler: Günümüzde sıkça duyduğumuz bir kavram olan Evrensel Değerler ile ilgili önemli bir çalışma yürüten Amerikalı Antropolog Robert Edgerton tarihte yaşamış üç yüz kadar uygarlığı incelemiş ve bu uygarlıkların sahip olduğu değerlere bakmış ve 6 değere sahip olmayan uygarlıkların tarihten silindiğini iddia etmiştir. Saygı, Kemalat, Adalet, İnsan Onuruna Hürmet, Hizmet ve Sevgi. Bu değerlere uygarlıkların devamı açısından bakıldığında bir anlam ifade ettiği söylenebilir. Ama günümüzdeki evrensel değerler denildiğinde farklı şeyler akla gelmektedir.

Değerlerin Kaynağı Nedir?
1- İdeolojiler
2- İnaç ve İnanışlar
3- Dış Kaynak / Popüler Kültür

İdeojilerden ortaya çıkan değerler tarihin sancılı düreçleri içerisinde binlerce hatta milyonlarca insanın acısı ve ölümü üzerinde ortaya çıkmıştır. Komimizm, Sosyalizm, Kapitalizm ve diğer ideolojiler her değere ancak kendi tarihsel sürecinin siyasi, ekonomik ve toplumsal anlamını yükler. İdeolojiler

Din ve İnançlardan ortaya çıkan değerler ise insanların bireysel, toplumsal ve ekonomik her alanına nüfuz eder. İnanan bir insan için hayatın doğuştan ölüme hatta ölünden öteye her anı bir anlam dolayısıyla dir değer ifade eder.
Evrensel değerler, insanın İnsan olmasından hareketle tüm toplumların kabul ettiği değerler diyebiliriz. Bu değerler tüm insanların ortak değeri olarak teoride yola çıksa da, yanında getirdiği su belli kesimin değirmenine fayda sağlamaktadır. Bunu söylerken evrensel değerlerin maksadına vurgu yapmak istiyorum. Şekil olarak tüm toplumlarda var olan değerler açısından bakılacak olursa pek sorun olmaz. Aynı şekilde din kelimesi gibi. Tüm toplumların bir şekilde dinleri/inanışları vardır. Ama bunlar aynıdır demek doğru değildir. Evet toplumlarda aynı amaca hizmet eden değerler vardır. Fakat hakim kültür kendi amacına hizmet eden değeri başka bir topluma entegre ettiğinde o değer hakim kültüre hizmet ekmeye başlar. Bu açıdan bakıldığında bu değerlerinin içlerinin dolu olmadığını söylemek de yanlış olur. Doludur ama başkasına hizmet etmektedir. Zaten herhangi bir değer toplumun kendi ideoloji ve İnanç sisteminden bağımsız olduğu düşünülemez.

Yani dürüstlük değerini ele aldığımızda her toplumun dürüstlüğe verdiği anlam farklıdır. Kendi ırkına veya kendi inancına mensup kişilere dürüst davranmayı diğer toplumlara ve onların farklı ırk, inanç ve kültür yapılarını dışlamanın kandırmanın yanlış olmadığını savunan batı medeniyetinin dürüstlük algısı budur. Aynı şekilde yardımseverlik değerini batı dünyasında görmek yine mümkün değildir. Özellikle son yaşanan mülteci sorunu batı dünyasının gerçek yüzünü ortaya koymaktadır.

Sonuç olarak her değer toplumun kendi inanç ve ideoloji dünyasından beslenir. Her değere de her toplum farklı anlam yükler. Ancak güçlü olan kültürler diğer toplumlara kendi değerlerini pazarlar. Bunu yaparken de tüketim ve sosyal iletişim araçlarını kullanır. Bu güçlü toplumlar için normal bir durumdur ki her toplum kendi kültürünü yaymak ister.

Bize düşen görev ise kendi değerlerimize bağlı kalmaktır ama nasıl? Ya da kendi değerlerimiz gerçekten bizim değerlerimiz mi? Haberimiz olmadan başka bir kültürün değerlerini yaşıyor ve yayıyor olabilir miyiz? Bunun için kaynağa inmek ve bunun üzerinde çok kafa yormak gerekir. Peki kim kafa yoracak? Vesselam.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.

Sayfa başına git