Akıllı Tahta mı, Tablet mi, yoksa Ne?

Akıllı Tahta mı, Tablet mi, yoksa Ne?
10 Ağustos 2018 tarihinde eklendi, 160 kez okundu.

Gelişen teknoloji ile tablet ve akıllı tahta kullanımı konusunda bir karmaşa başladı. Bunun en önemli nedeni öğretmenlerin etkileşimli tahta ve tabletleri hangi amaçla kullanacaklarını bilmemeleridir. Bu konuda yeterli düzeyde bilgilendirme yapılmadı. Fatih projesi kapsamında uygulanan akıllı tahta ve tabletler bir bütünün birbirini tamamlayan iki alt dalı olarak planlanmıştı.  EBA içerisinde V-Sınıf uygulamasıyla tabletler ve akıllı tahta birbirine senkronize bir şekilde bağlanarak öğretmen kendi tabletinden istediği öğrencinin ekranını tahtaya yansıtabilir veya tabletler ile tahta arasında veri akışını kolaylıkla gerçekleştirebilecekti.

Peki neden olmadı veya bu hedefe neden ulaşılamadı? Öncelikle fazlar şeklinde dağıtılan akıllı tahta ve tabletler nasıl kullanılacağı öğrenilmeden ve V-Sınıf uygulaması hayata geçmeden eskidi ve çöp oldu. Bunun yanı sıra EBA içerikleri öğretmenler için çok yetersiz ve kullanışsız olduğu için öğretmenler tarafından kullanılmadı. Bakanlık EBA içeriklerini zenginleştirmek için SEBİT ile anlaşarak Vitamin ve LiseGo ürünlerini satın aldı ve EBA içerikleri oluşmuş oldu. Bütün bu satın almalara rağmen hala tablet ve akıllı tahta arasındaki senkronizasyon sağlanamadığı için tabletler devre dışı kaldı. Öğretmeneler ders içerisinde öğrencilerin tabletlerini kontrol edecek bir programa sahip olmadıkları için ne yapacaklarını bilemediler.

Tablet mi, akıllı tahta mı sorusuna cevap vermek için bu gelişmeleri göz önünde bulundurmak gerekiyor. Zaten bu sorunun ortaya çıkmasının en önemli nedeni tabletlerin hangi amaçla kullanılacağının halen bilinmemesidir. Yaklaşık 10-15 yıl öncesinde bilişim teknolojileri sınıflarında bilgisayar kontrol programları vardı. Bu programlar sayesinde öğretmenler öğrencilerin ekranını istediği gibi izleyip onlarla anlık veri akışı sağlayabiliyorlardı. Aradan 20 yıl geçmesine rağmen bu sistem tabletlerde kullanılamadığı için akıllı tahtalar ön plana çıkmaya başladı ve tabletler de hiç kullanılmadan eskidiler. Aslında tablet ile eğitim öğrencinin her yerden bilgiye ve ödeve ulaşması açısından çok önemli bir atılım olabilirdi. Fakat bu şansı içerikler zamanında oluşmadığı için kaybettik diyebiliriz.

Akıllı tahtaların ön plana çıkmasının en önemli nedeni öğretmenler için projeksiyondan sonra bir üst aşama olarak görülmesidir. Yani tabletlerden koparılan akıllı tahtalar kendi başlarına bir fonksiyon üstlenmeye başladı. Aslına bakılırsa akıllı tahtaların yeni sitem içerisinde o kadar önemli bir rolü olduğu kurgulanmamıştı. Sadece öğretmen ve öğrenci tabletleri arasında geçişleri sağlayan bir ara eleman olarak kurgulanmıştı. Bu bile yeni sistem için çok gerekli bir rol sayılmaz. Öğretmen tüm öğrencilerin tabletine video dahil tüm verileri ağ üzerinden internet olmadan gönderebiliyordu. Sanırım öğrencilerin tabletlerinin bozulması veya evde kalması durumlarını göz önünde bulunduran Bakanlık bu konuda risk almadı ve akıllı tahtayı devreye soktu.  Bu sayede eski alışkanlıklar devam edecek ve öğretmen yine tahtayı kullanarak toplu bir eğitim yapacaktı.

Akıllı tahta ve tablet polemiğinden çok daha önemli bir problem her ikisinin çıkış noktasını oluşturuyordu o da içerikler. Fatih projesi hayata geçmeden önce içerikler hazır olmadığı için maalesef devletin kaynakları boşa gitti diyebiliriz. Zaten her sınıfta okullar kendi imkanlarıyla projeksiyon almışlar ve kullanmaya devam ediyorlardı. Akıllı tahtanın gelmesi ile tüplü televizyondan LCD televizyona geçme gibi bir lüks yaşanmış olabilir ama öğrenme biçimleri, öğretim yöntem ve teknikleri açısından bir değişiklik olmadı. Satın alma yolu ile edinilen ders içerikleri sadece birkaç ders için geçerli olduğundan bir çok ders içerikleri boş kaldı ve öğretmen ve öğrenciler EBA’yı tercih etmediler. Özellikle EBA’daki içerikler yerine tasarımla ilgili değişikliklere ağırlık verildiği için kurumsallaşma da olamadı. Özellikle satın alınan içeriklerin bir çoğu ile anlaşmalar yenilenmediği için bir çok uygulamaya  erişim de sağlanamadı. Bu nedenle öğretmen ve öğrenciler arasında önceden beri vara olagelen EBA bir çöplük algısının üzerine bu şekilde kullanışsız bir sistemin ortaya çıkmasına neden oldu.

Sonuç olarak tabletler çağın en önemli yeniliklerinden birisi iken maalesef amacına uygun kullanılmadı. Öğrencilerin oyun oynaktan başka bir amaçla kullanmadığı tabletlerin okullara derslere sokulması da bu nedenle engellendi. Akıllı tahtalar her ne kadar benimsense de amacına uygun bir öğretim modeli değişikline gitmede yetersiz kaldı. Bu nedenle ikisi de boşa yatırım oldu. Devletin imkanları yeni öğretim modeli ve öğrenme biçimi yerine fiziki altyapıya harcandı o da istenilen amaca hizmet etmedi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.

Sayfa başına git