Öğrenci Modeli Üzerine

Öğrenci Modeli Üzerine
21 Ekim 2015 tarihinde eklendi, 985 kez okundu.

Eğitimde karanlığa terk edilecek tek bir fert yoktur. Ezberci bir öğrenme modeli öğrencileri tek tipleştirmekte ve hayattan koparmaktadır.

Model olmak, örnek olmak bir davranışı bir işi kazandırmak için en ideal yoldur. Bu yazımda eğitimin temel unsurlarından biri olan öğrenci modelinden bahsedeceğiz. Daha önceki eğitim yönetimi kategorisinde öğretmen ve yönetici modelinden bahsetmiştik.
Öğrencilerimiz halihazırda karmaşık, birbiriyle uyumu eğitim becerileri anlamında basamaksız olarak uygulanan bir sistemin en önemli hedef kitlesidir. Aslında 2006 yılından itibaren müftedat  çalışmaları değişerek devam etmektedir. Eğitim müfredatları temel olarak oturmuş görünmekle birlikte maalesef uygulama noktasında eski alışkanlıklar devam etmekte ve öğrenciye ulaşmamaktadır. Burada öğtetmenlerin de yeni müfredata hakim olmamaları sorununu da dile getirmek gerekir. Neden öğrtmenlerin müfredat ile ilgili eski bilgileri güncellenemiyor? Neden öğrencilere aynı anda bu müfredat ulaşmıyor? Sorularına cevap bulmak gerekir? Bu sorulara kısmen Öğretmen Modeli Üzerine yazımızda değinmiştik. Ancak ileride bu konuları derinlemesine ele alacağız. Öğretmenlerin hunharca uyguladıkları teste dayalı eğitim modeli öğrenciyi yaratıcılıktan uzaklaştırmakta TEOG, YGS, LYS vb sınavların ölçme biçimi de öğrencinin öğrenme biçimini de etkilemektedir. Müfredat genel olarak yaşam temelli bir zemine oturmaya çalışırken sınavlar öğrencinin paçasına yapışıp onu bilgi temelli ve ezbere dayalı bir girdaba doğru sürüklemektedir. Bakanlığımızın ABİDE isminde yürüttüğü beceri merkezli sınav modeli deneme aşamasında olup henüz hayata geçmediği için de bu süreç daha devam edecek gibi görünmektedir.
Başka bir sorun ise kazanımların ve eğitim becerilerinin sadece yıllık planlarda kalması, sınıf defterlerine bile birkaç yıl önce girmiş olması ve öğrencilerin öğrenme sürecinde hak ettiği konuma gelememiş olmasıdır.
Kazanımlar bir konuda öğrencinin öğrenme sürecinde elde ettiği beceri diyebiliriz. Yeterlilik ise bir konu ile ilgili kazanımların hangi düzeyde elde edildiği ve bununla yeni bir şeyler üretebilme becerisidir. Yeterlilikler kazanımların oluşturduğu daha geniş bir kavramdır diyebiliriz. Bir çocuğun 4 işlem gerektiren soruları çözebilmesi bir kazanımdır. Aynı öğrencinin 4 işlemi matematik fen ve özellikle günlük işlerde farklı kazanımlarla ilişkili olarak da kullanabilmesi de yeterliliktir diyebiliriz.

Kısaca matematik dahisi diyebileceğimiz öğtencilerimiz her türlü soruyu saniyeler içinde çözerken diğer taraftan soru çözmekten marketten ekmek bile alamaz hale gelmekte hayattan kopuk yaşamaktadır.

Gariptir ki hayata hazırladığımız öğrencileri hayattan koparıyoruz. Zaten bu durum her zamanki gibi özel sektörde kendini gösteriyor. Firmalar eskisi gibi okul birincilerini asosylal bularak tercih etmemekte onların yerine iletişimi güçlü ve çözüm üretebilen kişileri tercih etmektedir.

Şimdi şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki biz öğrencileri tercih edilsin ile yarasın üretebilsin diye yetiştiriyoruz. Ama eğitim sürecinden sonra sonuç farklı oluyor.

Ne yapmalıyız? Birkaç öneri.

1- Temel Eğitim Becerilerine Dayalı Ortak Öğrenme Modeli: Öncelikle Bakanlığımızın yapılanması dikey yapılanma olduğu için bunu yatay bir süreç olarak nasıl yaparız bunun üzerinde bir çalışma yapmak gerekir. Temel Eğitim Genelkurmay Müdürlüğü tüm yazışmalarını illere ilçelere ve okullara yukarıdan aşağıya doğru göndermekte işler de bu şekilde bir süreç izlemektedir. Ama Ölçme Değerlendirme ve Sınav Hizmetlsri, Oratöğretim, Mesleki Eğitim ve Din Öğretimi Genel Müdürlükleri ile yazışma veya toplantı yapmak yerine birlikte bir çalışma yapmak gerekir. Sonra elde edilen sonuçlar tüm genel müdürlüklerden okullara kadar aynı amaca uygun olarak inmelidir. Müdürlülüklerin ortak olarak eğitim yeterliliklerine dayalı hazırlanan ortak bir öğrenme modeli öğrencilerimizin ezberci bir kişilikten üretici ve sorgulayan bir kişiliklerinin gelişimine katkı sağlayacaktır. Ezberci bir öğrenme modeli öğrencileri tek tipleştirmekte ve hayattan koparmaktadır.

2- Temel Eğitim Becerilerine Dayalı Ölçme Değerlendirme Modeli: Başka bir problem de ölçme sisteminin sayı ölçmesi. Yeterlilik ölçmeyen sıralama ölçen bir sistemin derhal değişmesi lazım. Bu öğrencilerin yaratıcılıklarını öldürmekte ve ezberci kişilikler yaratmaktadır. Bizim gençlerimizin beyinlerini uyuşturan mezun oldukları okullardan sonra işsiz bırakan bir sınav sistemi ile karşı karşıyayız. Sınavlar okulda verdiğimiz kazanımları ölçmek midir? Yoksa zorluk düzeyleri yüksek ezbere dayalı sorularla sıralama yapmak ve buna göre öğrenci yerleştirmek midir? Sınavlar kalksa özel okullar notları şişirerek haksızlıklar ortaya çıkmaktadır. Sınavlar olunca da öğrenciler ezbere kaymaktadır. Bu paradoksun bir çıkış noktası elbette vardır. Eğitim becerilerine dayalı yerel bir ölçme ve değerlendirme sistemi getirmekle ezberci bir nesil yerine üfetken bir nesil yetiştirmiş oluruz.

3- Mesleki Eğitime Yönlendirme ve Sanayi İşbirliği: Başka bir sorun ise sanayimizi tamamlamamamış bir ülke olarak ara eleman problemi hala karşımızda durmakta ve öğrenciler mezun oldukları bölümler dışında ucuz işgücü olarak çalışmaktadır. Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinin ortaokul bölümlerinin de açılması ve yönlendirmelerin 10. Sınıfta değil ortaokul bölümünden sonra yapılması bu sorunu düzeltecektir. Öğrencilerin hepsi akademik kariyer yapmak yerine nitelikli işgücü olarak yetişmesi hayata geç başalamaması açısından da önemlidir. Üniversite mezunu olup isizler ordusuna her geçen gün binlerce kişi katılmaktadır. Çünkü kişiliğine göre bir iş yerine akademik kariyeri zorlamış mezun olmuş ama başarılı olamamıştır.
Ayrıca meslek liselerindeki alanlarla sanayi arasında işbirliği yapılarak staj sürecini lise hayatı boyunca devam ettirmek gereklidir ki öğrenci mezun olunca sınava girmek yerine işe girmeyi hedeflemiş olsun. Böylece yükseköğrenim için sınava giren öğrenci sayısını düşürmüş ve başarı yüzdesini de arttıtmış oluruz.

Unutulmamalıdır ki eğitimde karanlığa terk edilecek tek bir fert yoktur.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.

Sayfa başına git